sibel.fidan95.sitemynet.com
Ali Dibo

Konya
Mevlâna
Dergâh
Kültür
Haber Meydanı
Adresler
Seçtiklerimiz

Konya


Konya İli, M.Ö. 7. bin yılından beri yerleşim yeri olmuş, pek çok medeniyete beşiklik etmiştir. Yazının M.Ö. 3500'de kullanılmaya başladığı hatırlanacak olursa, Konya'nın, ülkemizin en eski yerleşim merkezleri arasında yer aldığı söylenebilir.

* Konya'da ve çevresinde yerleşik düzen Prehistorik (Tarih Öncesi) çağdan başlar. Bu çağ içinde Neolitik - Kalkolitik - Erken Bronz Çağ kültürlerini görürüz.
Bu çağın iskan yeri olan Höyükler, Konya il sınırları içindedir. Neolitik Devreye (MÖ. 7000-5500) ait buluntular, Çatalhöyük'teki arkeolojik kazılarda meydana çıkmıştır.

* Bugün Konya'nın bir semtinin içinde kalan Karahöyük'te Hitit iskanı görülmektedir. Senelerdir sürdürülen arkeolojik kazılar bu çağı anlatan buluntular vermektedir.

* 1071 tarihindeki Malazgirt Meydan Savaşı'ndan sonra Anadolu'nun büyük bir kısmı ile beraber Konya'da, Selçuklular tarafından Bizanslıların elinden alınmıştır.

* Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah 1076 tarihinde Konya'yı başşehir yapmıştır. 1080 tarihinde başkent İznik'e nakledilmiştir. Kılıç Aslan I. 1097 tarihinde başşehri Konya'ya taşımıştır. Konya 1097 tarihinden 1277 tarihine kadar aralıksız Anadolu Selçuklularının başşehri olmuştur.

* Konya 1277 tarihinde Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından zaptedilerek Karamanoğulları devletinin egemenliğine geçmiştir. Osmanlı Padişahlarından Murad II. 1442 tarihinde Konya'yı zaptederek Karamanlı hakimiyetine son vermiştir.

* Konya Osmanlı Devleti zamanında şöhret ve itibarını devam ettirmiştir. Osmanlı sultanlarından Yavuz Sultan Selim, Mısır ve İran seferleri sırasında Konya'da konaklamıştır. Kanuni Sultan Süleyman İran, Murad IV ise Bağdat seferi sırasında Konya'da kalmışlardır.

KONYA DESTANI

Sabahtan vardım Konya'ya
Baktım cihana uyanık !
Kimi binik, kimi yaya.
Baktım meydana uyanık.

Sabahtan akşama kadar.
Didinir terler, çabalar.
Uyanık bütün babalar.
Oğul, kız, ana uyanık.

Karatay, İnce Minare,
Dolaştım hep birer kere
Her köşeye, her esere
Bakındım râna uyanık.

Baktım tarihe, zamana.
Baktım Alâeddin Han'a
Baktım o büyük insana,
Kılıç Aslan'a uyanık.

Şehirde herkes ayakta,
Kepenekler kaldırılmakta
Askeri, mektebi sokakta.
Baktım her yana uyanık.

Konuşursan bir kelime,
Kavuşursun bin selâma.
Lafızda şive var ama,
Fikirde mâna uyanık.

Alâeddin Tepesi'ne
Çıktım tarihin sesine
Selçukluların türbesine
Baktım amenna uyanık.

Görünmez bir debdebede,
Gönüllerden bir türbede,
Yeşil üsküflü kubbede,
Uyur Mevlâna uyanık.

TECER'im bu nasıl hülya;
Uyanırken gördüm rüya.
Eski Konya, yeni Konya.
Göründü bana uyanık !

Ahmet Kutsi TECER

KONYA

* Cennet Yurdumuzun, adı eski devirlerden beri değişmeyen şehirlerinden biri de Konya'dır. Konya adının "Kutsal Tasvir" anlamındaki "İkon" sözcüğüne bağlı olduğu iddia edilir. Bu konuda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; kente dadanan ejderhayı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir anıt yapılır ve üzerine de olayı anlatan bir resim çizilir. Bu anıta verilen isim, "İkonion" dur.

* İkonion adı, İcconium'a dönüşürken, Roma döneminde İmparator adlarıyla değişen yeni söyleniş biçimlerine rastlanır. Bunlar; "Claudiconium, Colonia Selie, Augusta İconium" dur. Bizans kaynaklarında "Tokonion" olarak geçen şehrimize yakıştırılan diğer isimler şöyledir:
"Ycconium, Conium, Stancona, Conia, Cogne, Cogna, Konien, Konia..."

* Arapların Kuniya dedikleri güzel kentimiz, selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bir daha değişmeyerek günümüze kadar gelen ismine kavuşmuştur : Konya...

Çumra Çatalhöyük, sadece ülkemizin değil, Dünya ölçüsünde yemek kültürünün ilk defa başladığı, tarımın yapıldığı, ateşin kullanıldığı, yerleşik hayata geçildiği, vahşi hayvan saldırılarına karşı ortak savunmanın yapıldığı merkez olarak tanınır.

* Çatalhöyük, Neolitik, Erbaba ve Karahöyük Kalkolitik, Alaeddin Tepesi, Eski Tunç Devri merkezleridir.

* Tarih devirlerinde Hititler ve Lidyalılar, M.Ö. 6. yüzyılda Persler, M.Ö. 4. yüzyılda Büyük İskender, Selevkoslar, Bergama krallığı, M.Ö. 2. yüzyılda Roma, M.S. 395'te Konya ve çevresine hakim oldular.

* 7. yüzyıl başlarında Sasaniler, bu yüzyılın ortalarında Muaviye komutasındaki Emeviler, şehri geçici olarak işgal ettiler.

* 10. yüzyıla kadar bir Bizans eyaleti olan Konya; Müslüman Araplar'ın akınlarına maruz kaldı. Malazgirt Zaferi'nden önce Konya'ya ilk gelen, Türk akıncıları Selçuklular oldu. (1069)

* Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, 1071'de Bizans İmparatoru Romen Diyojen'i Malazgirt' te kesin bir yenilgiye uğratarak, Türkler'e Anadolu'nun Kapılarını açtı. Sultan Alparslan, zaferden sonra komutanlarına Anadolu'nun tamamen fethedilmesi görevini verdi. Konya; Anadolu Fatihi, Selçuklu Kutalmışoğlu Sultan Süleymanşah, tarafından fethedildi. Fetih tarihi hakkında değişik eserlerde farklı görüşlere yer verilmektedir. (1072, 1074, v.b.) Ama şu bir gerçektir ki, Kutalmışoğlu Süleyman Şah I, Konya'yı fethettikten sonra batıya yönelmiş, merkez olarak İznik'i seçerek, Anadolu Selçuklu Devleti'ni 1074 yılında kurmuştur. Buna göre Konya'nın fetih tarihi kesinlikle 1074'ten daha öncedir. Fetihle Şehrimizde Türk-İslam egemenliği dönemi başlamıştır.

* 1074' te Anadolu Selçuklu devleti, Başkenti İznik olmak üzere kuruldu. 1097'de 1. Haçlı Seferi sırasında İznik kaybedilince Başkent, Konya'ya taşındı. Böylece tarihinde yeni bir sayfa daha açılan Konya, günden güne gelişti, pek çok mimari eserle süslendi ve kısa zamanda Anadolu'nun en mamur şehirlerinden biri oldu.

Nüfus

Konya ilinin nüfusu, 2000 Yili Genel Nüfus Sayimi kesin sonuçlarina göre 2.192.166 kisidir. Nüfusun 1.294.817 kisisi sehirlerde yasarken, 897.349 kisisi bucak ve köylerde yasamaktadir. Sehirde yasayanlarin orani %59, köyde yasayanlarin orani %41'dir. Yine ayni nüfus sayimi sonucuna göre, il merkezi nüfusu 742.690, ilin nüfus yogunlugu ise km2 basina 57 kisidir.


KONYA  SITESI

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

KONYA'DA RADYOLOG "ÇOCUĞA"
CİNSİYETİYLE YAKLAŞMIŞTIR

Konya'da bir hastanede 16 yaşında bir hastaya testis ultrasonu çekmeyen doktor sadece hekimlik andını çiğnememiş, yanlışını bir çocuğa cinsellikle bakacak kadar ileri götürebilmiştir. Bir hekimin hastasının cinsiyetini dikkate alması sadece hastalıklarla bağlantısı açısından olabilir. Kaldı ki, 16 yaşındaki hastalar ÇOCUK sıfatıyla çocuk polikliniklerinde bakılmaktadır. Bunu en iyi bilmesi gereken kişi kendiside çocuk doktoru olan Sağlık Bakanıdır. Bir çocuğun testis ultrasonunu çekmeyi reddeden doktorun tesettürlü olması ise, yobazlık ve sapkınlığın din kisvesi altında nasıl beslendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yobazlık ve sapkınlık sadece sağlığımıza değil, dinimize de zarar vermektedir. Bu olay "13 yaşında kızla evlenilebilir" diyenlerle, bunlara arka çıkarak görevden almayan AKP anlayışının gerçek yüzünün anlaşılmasına da yardımcı olacaktır.

"Çocuk Doktoru Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın" ne yapacağını göreceğiz.

Basınımızın ve kamuoyunun dikkatine sunuyorum.

Prof.Dr.Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
18 Aralık 2006

KONYA

"Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol,
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol,
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol,
Hoşgörülükte deniz gibi ol,
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol."

Hz. Mevlana

KONYA

Ad,Soyad:

E-mail:

Mesaj: